El-Muksit ve Er-Rezzâk Esmaları: Hayatımızdaki Adalet ve Rızık Dengesi
İnsan hayatındaki en temel sorulardan biri şudur:
“Neden bazı insanların daha çok nimeti var, bazılarının daha az?”
Bu sorunun cevabını Esmaül Hüsna içerisinde yer alan El-Muksit ve Er-Rezzâk
isimlerinde bulmak mümkündür.
Bu iki isim birlikte düşünüldüğünde Allah’ın hem adalet sahibi olduğu hem de
kullarına ihtiyaç duydukları rızıkları verdiği anlaşılır.
El-Muksit: Hakkı Yerine Koyan
El-Muksit, adaleti uygulayan ve her şeyi olması gereken yere yerleştiren anlamına gelir.
Hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz, hiçbir zulüm de sonsuza kadar devam etmez.
İnsan bazen dünyada tam anlamıyla adaletin gerçekleşmediğini düşünebilir.
Ancak ilahi adalet yalnızca görünen hayatla sınırlı değildir. Allah her şeyi bilir,
kaydeder ve en doğru zamanda karşılığını verir.
Er-Rezzâk: Rızkın Gerçek Kaynağı
Birçok insan rızkı yalnızca para olarak düşünür. Oysa rızık çok daha geniş bir kavramdır.
Sağlık, huzur, güven, aile, dostluk, bilgi ve iman da rızkın parçalarıdır.
Allah her kuluna farklı nimetler verir. Çünkü her insanın yolculuğu, sorumlulukları
ve sınavı farklıdır.
Verilmeyen Şeyler de Bir Rahmet Olabilir
Hayatta gerçekleşmeyen istekler çoğu zaman insanı üzer. Ancak yıllar sonra dönüp
bakıldığında bazı kapıların kapanmasının büyük bir koruma olduğu anlaşılabilir.
Allah kulunun geleceğini bildiği için bazen verir, bazen geciktirir, bazen de
tamamen engeller. Bütün bunlar ilahi hikmet çerçevesinde gerçekleşir.
Rıza Bilinci Nedir?
Rıza, Allah’ın takdirine gönülden razı olabilmektir. Bu teslimiyet pasif bir
bekleyiş değildir. İnsan çalışır, gayret eder ve dua eder. Ancak sonucun Allah’ın
hikmetiyle şekillendiğini kabul eder.
Rıza sahibi kişi sürekli eksiklerine değil, kendisine verilen nimetlere odaklanır.
Bu da şükür duygusunu güçlendirir.
Şükür ve Huzur Arasındaki Bağ
Şükür arttıkça insanın iç huzuru da artar. Çünkü dikkat yokluklardan var olanlara
yönelir. Kişi sahip olduklarının farkına vardıkça hayatı daha anlamlı yaşamaya başlar.
Sonuç
El-Muksit ve Er-Rezzâk isimleri birlikte düşünüldüğünde Allah’ın hem adalet sahibi
hem de kullarının ihtiyaçlarını bilen bir Rab olduğu görülür.
İnsan her zaman tüm hikmeti göremeyebilir. Ancak Allah’ın verdiğinin de vermediğinin de
bir anlam taşıdığına inanmak, kişiyi şükre, huzura ve rıza makamına yaklaştırır.







